11 Mayıs 2014 Pazar

geçip gidenlerden...


Yazmak istedim ama bir türlü yazamadım sana.Elim gitse, dilim gitmedi.Haliyle bu süre zarfında aklımdan milyonlarca düşünce yıldızlar gibi kayıp gitti.(aslında yıldızlar kaymazdı dimi)

Kendimi son 1 haftadır şımarmış hissediyorum.Dikkatini çekerim şımartılmamış :) Şaka bir yana sözde bu yıl doğum günü filan kutlamayacaktım.7 gün 7 gece kutlarcasına bokunu çıkardım.

27 bana neler getirecek ve benden neler götürecek bakalım.Aslında sadece beni götürse yeter...
Yine başladım biliyorum.Oyundan çıkmama karşı çıkan bir grup salağın yüzü gülüyor şimdi ardımdan...

 Yeniden yarışa katılmam nasılda hoşlarına gidiyor anlatamam.


Peki ben istiyor muyum yeniden aralarına katılmaya.Ne oldu birden bana.Yeniden takımın en aranılan gözde oyuncusu oldum.İçimdeki depresyon kızı topladı bavulu gitti.Bir nevi ayinle içimden şeytan çıkartıldı sanki.

Ama biliyorum bu illet Aids gibi.Bünyemin en zayıf anında, yeniden o sevimsiz yüzünü gösterecek, "işte ben geldim" diyecek.

İçimde bir yerlerde yapılar çöktüüü, kalıntılar temizlenmese de toprağın içinde gömüldü kaldı.Tıpkı yıllar sonra ortaya çıkan tarihi şehirler gibi.Biri gerçek "beni" kazıp çıkartabilir mi ?

Tüm güzelliğini toprağa kurban eden birini elinden tutmaya değer mi ?

Normal biriymiş gibi davranmak gerçekten zor.İki gün evvel balkonda oturmuş kırklı yaşlarında akıl hastası bir adam gördüm.Bana göre kulağa anlamsız gelen, ama ona göre içinde kimbilir neler barındıran kelimeler sarf ediyordu ardı sıra.

Durdum ve düşündüm onun suçu ne ? onun diğerlerinden farkı ne ? 

Belki de sadece 2 hücre atıldı dünyaya ve insan kendi yarattı herşeyi usunda.


Anneler günü değil mi ? Ben anne olmak istemiyorum ve hala inadına anlam veremediğimiz bunca acının varolduğu dünyaya gelmeyi istemediğini bildiğimiz halde millete işte ben üreyebiliyorum pozları vermek adına çocuk yapanlara deli oluyorum...

Yapmayın yazık günah aynı zamanda cinayet.Sırf anne olmak için değer mi bir cana kıymaya...